Silahtarağa Fil Köprüsü

 

Silahtarağa Fil Köprüsü: Seni ilk defa ilkokul ikinci sınıfta okuduğum zaman babamım yanına giderken gördüm. Babam Kader Mensucat’ta fabrika bekçisi olarak çalışıyordu, ki şimdi özel güvenlik diyorlar. Amcamın ayağı iş kazasında yanmıştı. Silahtar’da atölye-fabrika olan Komili’de çalışıyordu. Kızgın yağ ayağına sıçramış. Erzurum’dan gurbete çalışmaya gelmiş bizim çamurdan harç kullanarak briketlerini ördüğümüz tek oda, salonlu evimizde kalıyordu. 

Geçmiş olsun demeye geliyordu eş, dost, komşular. Nasihat ediyorlardı. “Aman yanık zordur, iltihap olmasın yanık merhemini düzenli kullan!” diye. Her seferinde de boşalmış yara merheminin tüpünü ellerine alarak. Fakat kimse eczaneye gidip yeni ilaç almak gereğini duymuyorlardı. Bir an merhemin boş tüpünü elime alıp o kalabalıktan sıyrılarak yarım saatlik yolu bir koşuda gittim kuş gibi…Fil Köprüsü, seni o gün gördüm. Kış ayıydı. Etrafımda insan kalabalığı yanı başımdaki Eminönü-Küçükköy yolunda araçlar seyrek geçiyordu. Ama yol çamur içinde, Arnavut taşıyla döşeli çakır- çukurdu. Senin betondan yapılmış yay gibi bir tacın var. Bu taçtan iki metre ara ile inen kollar köprü tabanını tutuyor. Bir araba geçecek kadar geniş. O zaman için harika mühendislik eseri. Daha sonraki yıllarda Anadolu da senin adaşlarını gördüm. Bazı yerlerde iki üç tane ardı ardına ancak nehri geçiriyor. İlk yıllarında altından temiz sular geçerken derenin kıyısına yapılan atölye- fabrikalar tortularını, asitli, boyalı, yağlı atıklarını, temiz sularına kattılar. Nice yaşamlara ve yaşantılara şahitlik ettin. Elektrik santralinin öten istim düdüğü ile üzerinden; sabahın ilk ışıklarıyla geçenler çoğaldıkça çoğalırdı geç saatlere kadar…

Hatırlar mısın, şu senin karşında duran şimdi İGDAŞ olan binayı…Geçmiş yıllarda Türk Demir Döküm fabrikasının idari binasıydı. Sahi sen işçilerle üniversite öğrencilerinin yaz sıcağında kucaklaşmasını da gördün, köprü oldun. Ben mi? Daha küçüktüm. Yukarı yamaçlardan çocuk aklımla seyrediyordum.”Koşun gidelim, işçilere patronlar haklarını vermiyorlarmış. Onun için fabrikalardan çıkmıyorlar, greve gitmişler. Fabrikaları işgal etmişler burası bizim diye, onlar greve gitmek istiyorlarmış. Ama polis bırakmıyormuş. Üniversiteden öğrenciler yürüyüşe geçmişler buraya geliyorlarmış” diye konuşmaları işiterek olan biteni izliyordum… 

O fabrikada işçilerle patronlar her gün birbirlerini görürlerdi. Daha sonra fabrikaları buradan taşıdılar. İkitelli, Çorlu, Gebze ve Tuzla’ya. Etrafın boşaldı. 

Patronlar plazalara yerleşti, ‘’işveren’’ oldular. İşçiler mi? Hala gecekonduda, kaçak sayılan binalarda işgalci deniyorlar. Kentsel dönüşümün kılıcını üzerlerinde hissederek. Sahi senin geçmişte Silahtar, Silahtarağa Köprüsü diye isimlerin geçiyor değişik kaynaklarda. Senin bir adaşın vardı. Kağıthane deresi üzerindeydi, şimdilerde ismi “Sünnet Köprüsü” olarak bilinen asıl Fil köprüsü ‘O’ imiş, sen yıkılınca yalnız kaldı adaşın. Haliç havzasındaki fabrika-atölyeler yıkıldığı zaman üzerine dökülen toprak ve mermer atıkları onu çirkin gösterdiği gerekçesiyle “bu ıslah olmaz” deyip yıktılar. Sen şanslısın göz önündeydin, etrafın işlekti. Şimdi hemen yanı başına ilim-irfan yuvası da geldi. Bilgi Üniversitesi yanı başında orda senin kıymetini kadrini bilenler vardır. Sakın korkma seni onarıp her iki girişindeki fenerlerini ışıldatılacaklar elbet.  Üzerindeki – suvaların- geçmişin izini taşısa da, onlar da kazınacak hoyratça…

Kağıthane deresi üzerinde (Cumhuriyet döneminde biçim değiştirmiş olsa da) gerçek Fil Köprüsü’nü gösteren 1940′ların başına ait bir fotoğraf. Arka planda İmrahor Kasrı ve her birinin (fabrika, köprü, yol, kasır) birbirine karşı konumları hakkında net fikir veren bir fotografdir.
Fotoğraf Hüseyin Irmak Koleksiyonuna aittir.

3 Responses to “Silahtarağa Fil Köprüsü”

  1. Sefa Taşkın09/05/17 03:30

    Harika bir yazı kutlarım.

  2. Cansu Bilgin09/05/20 04:06

    Çevreyle ilgili çok iyi gözlem ve bunun iyi bir şekilde yazılması çok güzel.

  3. mehmet uzuner09/07/07 08:19

    arkadaşım muhteşem bir yazı seni kutluyorum.bu köprü hakkında daha bilgin varsa paylaşmak istiyorum.cevabınızı bekliyorum. şimdiden teşekkür ediyorum

Leave a Reply