
1. Perde 1 : Mayıs 2007 : Çapraz tarihin keşfedilişi
1912-1914 arası İsrail Devleti’nin kurucusunun kalmış olduğu rivayet edilen bina konumu yeniden keşfedilir. 12 numara : hem mavi hem kırmızı numaranın doğrultusunda. Tam Kentsel Dönüşüm tarafından dokunulmaya başlanan İstiklâl Caddesi ile Tarlabaşı Bulvarı arasındaki sıkıştırılmış çöküntü görünümlü adalarından birinde bulunuyor Topçekenler sokak. 1950’lere, hatta 1986’e kadar rağbet gören bir sokak, Balo sokak’ı Kamer Hatun sokak’ına bağlayan ketum bir sokak. Çekül vakfı’na dik bir sokak ve son aylarda « meşhur » olarak sunulan Ghetto’nun arkasında. Yani İlhan Berk’in muhtemelen aşina olduğu ve şimdi hâlen İspark’ın giremediği bir sokak.
2. Perde 2 : Plaket koyma
25/10/2007’de, Ben Gurion’un kaldığı numara (çünkü bina çoktandır kaybolmuş olduğu anlaşıldı), bir plaket koyuluyor. Ardında, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde bir etkinlik düzenlenmiştir. Fazla ses duyurmadan. Milli Türk Talebe Birliği eski kurmaylarından biri Erman Tuncer, şimdiki Büyükşehir Belediye Başkanı danışmanı olarak bu plaket merasimine katıldı. Söylediklerini dinleyelim:
“Böylesine büyük bir devlet adamının İstanbul’da yaşamasından, eğitim görmesinden mutluluk duyuyoruz. Polonya’da doğdu, Selanik’te yetişti ve İstanbul Darülfünununda hukuk eğitimi gördü. Dolayısıyla Türk kültürünün ve halkının değerleri çok yakından tanıdı. İsrail’in Atatürk’ü olan bu zat, Atatürk’ün düşüncelerinden de oldukça etkilendi. Atatürk nasıl Türkiye Cumhuriyetini kurduysa aynı ilkeler doğrultusunda, İsrail devletini de bu büyük devlet adamı inşa etti. Bu iki toplum arasındaki ilişkiler Türkiye’nin İsrail’i ilk tanıyan devlet olma imkanını sağladı. Bu gün Ortadoğu’da barışa ve Osmanlının anlayışına ihtiyacımız var. Osmanlı döneminde burada kilise, cami, havra bir arada yaşadı. Osmanlı bütün cemaatlere saygı duyduğu için kendi ilkesi olan”Muhammedi Resullulah” yerine “La İlahi İllallah” kullanmıştır. Üç dinin ortak paydası olan İbrahim Peygamber diyerek tüm cemaatleri kucaklamış, burada barışı tesis etmeye çalışmıştır. Gerek Atatürk’ün, gerekse İsrail’in Atatürk’ünün kurduğu bu ülkelerin dünyaya barış getirmesini diliyorum. Bizim de ıstırap duyduğumuz terörizmin kökünden kazınması için birliğe ve desteğe ihtiyacımız vardır. Türkiye-İsrail ile olan münasebetlerini daha da güzelleştirecek, Arapları da içine alan bir barışı hep beraber yaşayacağız.” (Aktaran: adrese git)
3. Perde 3 : Plaket çekilişi ve binanın kiraya verilmesi
2009 Ocak sonunda, açıklanmayan bir sebep için, sinsi bir şekilde söz edilen plaket çekilmiştir. Bina boşatılıp, “kiralık” olarak gözükür. Düşünülen anıt müzesi hayata geçirilmeyecekmiş. Ara sokakta, kalıcı hatırlama koşulları oluşturulamamış galiba. Gazze yankılarında.
Kusmuk ve kükürtle dolu bir cumartesi gecesi, eğlence ekonomisinin kırıntılarıyla yetinen erkek, aynı sokakta, iki zenciyi dövmüşler. Zencinin biri, tam Ben Gurion’nun kaldığı binanın önünde, gök istikametinde başparmağını uzatan, “tekil olan Tanrıya” yalvarıyordu. “There is only one God, there is only one God” umutsuzca tekrarlayarak. Çevredeki kümelenmiş sözde eğlence sektörünün çalışanları bağırıyorlardı : “Bizimkiler zenciler dövmüş”. Maç sonrası gibi; top çekildi, yine; sokak ismi yeniden canlandırıldı. Kısa görüşlü ayrıcalık, dışlanma, ayrımcılık, paylaşılamayan kent üzerinde kurulan eğlencenin, her tür belleğe hiç tahammülü yoktur.
