Hadi genç: Malgaca dağının öyküsü

YAĞCILAR HALKI, TAŞ OCAĞININ KAPISINDA OYNADI,KAZANDI

Evveliyatı 1983 yılına dayanan taş ocaklarının, 1995 yılında, Yağcılar ve İçmeler Mevkii’nin de bir kısmını kapsayan alanın ,kısmen 1.derece Arkeolojik Sit ve 1.derece Doğal Sit kararlarının alınması ile kapatılarak bölgedeki orman ve tarım alanları kurtulmuştu.

Yağcılar ve İçmeler’in güneyinde kalan bir bölüm için Urla Belediyesi, 1990 lı yılların sonunda açmış olduğu dava ile Doğal Sit derecesi düşürülmüş ve ardından yine Urla Belediyesi, Taş Ocağı, Eleme Kırma Tesisi ve Asfalt Şantiyesi kurmak üzere izin ve ruhsatlar almışsa da bölge deki üreticiler ve başta Yağcılar Köy Muhtarlığı olmak üzere yerel halk, dava açarak direnerek bu davaları kazanarak ormanların ve zeytinliklerin kurtulmasına ve bir anlamda da kendi yaşam ve üretim alanlarının korunmasını da sağlamış oldular.

TAŞ OCAĞI ŞİRKETLERİ DE BOŞ DURMADILAR!

Bemaş Beton Şirketi, yan şirketi olan TEMELTAŞ Şirketine Doğal Sit derecelerinin düşürülmesi için, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na karşı, iki ayrı dava açtı. Kademe kademe, önce birden ikiye sonra da ikinci dereceden üçüncü dereceye düşürülecek ve taş ocaklarının da yolu açılmış olacaktı.

MADEN TAŞ OCAKLARINI DA İÇİNE ALAN MADEN MEVZUATINI DA BU HÜKÜMET BİR ÇIRPIDA TBMM NDEN GEÇİRİVERDİ.

Ancak, Malgaca Dağı olarak haritada yer alan bu bölgeye saldırı bununla da kalmadı,  2005 yılında TBMM ne getirilen 5177 Sayılı Maden Kanunu’nunda yapılan değişiklikler ve Maden Faaliyetleri İzin Yönetmeliği’nin yürürlüğe girmesi ile çevreyi talan, kolaylaştı.

Bunun üzerine, Maden mevzuatındaki gelişmeyi bekleyen şirketler bir kez daha bu dağa, ormana ve zeytinliklere saldırdılar. Bu defa arkalarında AKP Hükümeti ve onların TBMM de geçirerek kolaylaştırdığı Maden mevzuatı vardı. Çevre ve orman Bakanlığı bu kolaylaştırıcılığın sınırlarını öyle geliştirdi ki; örneğin yönetmeliğin ilgili maddesinde yer alan 25 hektardan daha az  büyüklükteki alanlar için”Çevre Etki Değerlendirmesine Gerek Yoktur” kararı verme yetkisini kötüye kullanarak(hatta deyim yerindeyse, yasanın önünden geçip arkasına dolanarak) sahanın 75 ve 95 hektar genişlikte olmasına rağmen ayrı ayrı sahalarmış gibi üçe dörde bölüp, sanal numaralar vererek ÇED Gereksiz kararları verdi. Bu yöndeki BEMAŞ ve DERE MADENCİLİK Şirketlerinin sahalarına karşı açmış olduğumuz davalarda da, İzmir 1.İdare Mahkemesi, işlemi iptal etti.

Ardından yine, Maden Faaliyetleri İzin Yönetmeliğinin içine sıkıştırılan ve eski ocakların ruhsatlarının “müktesep hak” sayılarak açılması yönünde adımlar atıldı. Bu düzenlemeye dayanarak ve bu defa da hile ile, küçük alanlara sahip eski ocak yerlerine HAKTER ve BEMAŞ AŞ.ne yeni ve devasa ocak ve tesisler için ÇED GEREKLİ DEĞİLDİR!kararı verildi.

BU ARADA TAŞ OCAKÇILARININ AÇTIĞI VE DERECELERİNİ DÜŞÜRDÜĞÜ SİT KARARLARI DANIŞTAY 6.DAİRESİNDEN BOZULARAK GERİ DÖNDÜ.

Temeltaş Şti adına Kültür ve Turizm Bakanlığı’na açılmış bulunan davalarda Danıştay 6.Dairesinin BOZMA kararı üzerine, eski 1.DERECE SİT KARARININ uygulanması ve şirketin faaliyetinin durdurulması ve hatta çıkarılması için başta, İzmir 1.No.’lu  Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’na, ormanı tasis ve teslim ile traş ettiren İzmir Orman Bölge Müdürlüğü’ne ve Urla İşletme Şefliği’ne, Urla Belediyesine, İzmir B.Şehir Belediyesine, En. ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı na bağlı Maden İşleri Genel Müd.’ne yazılı başvuruda bulunduk.2.6.2008 tarihinde.

BAKANLIK NE YAPTI?

Bakanlık , vatandaşına ve ülkesinin doğal kaynaklarına karşı göstermediği hassasiyeti, taş ocakçı şirketlere inanılmaz bir sürat ve kolaylık gösterdi. Verdiği ÇED Gerekli değildir kararının ardından, Orman’ndan yer tahsisi ve teslimini süratle gerçekleştirdi. Ağaçlar hızla kesildi. Vadi traşlandı. Zemin betonlandı ve eleme kırma tesisi için gerekli tüm makine ve teçhizat tayınarak yerleştirildi. Ocak ve tesis iki aydır çalışıyor. Dinamitler patlıyor, taşlar kırılıyor ve taşınıyor.

HALK NE YAPSIN, OCAK KAPISINA DAYANIP PROTESTO ETTİ, OYNADI.
   
Evet!halk ne yapsın? 
Traktörlere binip ocağın kapısına dayandı, 13 Mayıs 2008 günü. Başta Urla Ziraat Odası Başkanı Nurettin Kılınç       olmak üzere, tüm üreticiler, Urla ADD Başkanı Ali Yanar ve yöneticileri olmak üzere Sivil Toplum Örgütleri, doğa severler, tepkilerini dile getirdiler. Sesleri duyulsun diye davul zurna çaldırıp oynadılar bile.

BU ARADA OTOYOL GÜVENLİĞİNİ TEHDİT ETTİĞİ İÇİN KARAYOLLARINA YAPTIĞIMIZ BAŞVURUDA BAKIN NE CEVAP VERDİLER?

Evet bu arada, HAKTER ŞTİ ne verilen ÇED Gerekli Değildir kararın ait olduğu sahanın, İzmir Çeşme Otoyoluna 200-300 m yakınlıkta olması nedeniyle yaptığımız başvuruda bakın ne cevap aldık?

“ Proje alının otoyolumuzun her iki tarafında bulunması, otoyola 1000 m mesafeden daha yakın olması kurumumuzun genel yaklaşımına aykırılık oluşturmaktadır. Taş Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi faaliyeti sonucu oluşacak tozun yolda görüşü engelleyebileceği, yola inen tozun, su ve nem ile birleşmesi sonucu yolu kayganlaştırarak, trafik güvenliğini tehlikeye düşüreceği, ayrıca otoyolun güneyinde kalan taş ocağının işletilmesi sırasında, dinamit ve benzeri patlayıcılar kullanarak, meydana gelecek patlamalar sonucu oluşan taş ve kaya parçalarının otoyola kadar düşebileceği hesaplanmakta ve önceki yıllarda yaşanan tecrübelerden de bu durumun gerçekleştiği bilinmektedir. Ayrıca otoyolun, turistik bir bölgeye de hitap ettiği göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu taş ocağı ve kırma eleme faaliyetinin, kurumumuzca sakıncalı olduğu görülmektedir…”
 dese de Çevre ve Orman Bakanlığı bu uyarıyı da dikkate almadı.
       
MAHKEME YİNE DUR! DEDİ! 
DURDURUN YAPAMAZSINIZ! DEDİ.

Bu defa, yine Yağcılar Muhtarlığı ve yörede zeytinlikleri bulunan İçmeler ve Yağcılar Halkından Mehmet Erincik, Hadi Genç, Ayşe Veryeri, M.Serhat Akbay ve Mümin Erdoğan, Hasbi Aklan, Süleyman Haytaoğlu, Memduh Balkan, Kaplan İşçiler’in avukatları Şehrazat Mercan ve Hadi Genç tarafından iki şirketin ÇED Gerekli Değildir Kararlarının iptali için İzmir 3. İdare Mahkemesi’nde dava açtılar. Davanın karşı tarafı, Çevre ve Orman Bakanlığı. Yani, ormanı ve çevreyi korumak ve gözetmekle yükümlü ve görevli Bakanlık.

İzmir 3.İdare Mahkemesi yine davalı Çevre ve Orman Bakanlığı’nın küçük bir saha gibi gösterip devasa bir taş ocağı ve eleme kırma tesisisinin kanuna karşı hile yapıldığından yola çıkarak YÜRÜTMENİN DURDURULMASI na karar verdi.

Şu gün itibarıyla , dinamitler patlatılıyor. Ocak çalışıyor. Orman kesilmiş, beton dökülmüş. Taşın kırılıp elenmesi için makineler, teçhizat alana yerleştirilmiş.

Diğer yanda eski 1.DERECE DOĞAL SİT KARARI GEÇERLİ.

Karayoları İzmir Bölge Müdürlüğü, otoyol güvenliği için sakıncalı, olmaz! diyor.İzmir 3. İdare Mahkemesi YÜRÜTMENİN DURDURULMASINA karar verdi.Biz yerel halk ve üreticiler, kararın uygulanması için ilgili kurumlara bugün itibarıyla başvuruda bulunuyoruz. Bakalım bakanlık kararı ne kadar hızla uygulayacak. Yoksa, bizler , yine yollara düşeceğiz. Bununla da kalmayıp, görevini yapmayan, görevini kötüye kullanan kamu görevlilerini şikayet ederek yargılanmalarını ve ceza almalarını talep edeceğiz.

Comments are closed.