
Her kafadan bir ses yükseliyor, oyuncular bile bıraktı iskambilleri. Halbuki yirmi dakika önce Küçükbahçe Köyü’nden iki tanış gelip de konuyu açmasa her şey bir önceki gün gibi sakin, keyifli, sıradandı köyün kahvesinde.
Balık çiftliği kuracak olan şirket, devletin memurları
gözetiminde birkaç saat sonra toplantı yapacak ve biz yörede
yaşayanları bilgilendirecek, ikna edecekmiş; “Size, kıyınıza,
doğanıza, ananıza, bacınıza; denizin üstüne, altına zarar
vermeyeceğiz” diyesilermiş.
Gittik… Başka köylerden de var beşer onar kişi. Muhtarlar,
çevreciler, yan koylardaki çirkin sitelerin çevreye duyarlı sakinleri
vesaire… Kalabalığız.
Küçükbahçe Köyü’ne çok yakın Ege’nin en eski doğal limanlarından
olan ve 1994 senesinde aldıkları izinle kurulan balık çftliğinin
tamamen tahrip ettiği Eğriliman Koyu’nun son haline kahrolan biz yöre
halkına, aynı şirketin “bakın orayı kapattık, şimdi koyun ağzına, acık
da açığa daha temiz çiftlik kuracağız!” demesiyle, yanımda yarı
uyuklar oturan Recep Kaptan “ OHA!! ” diye bağırdı ve fırladı!!
Akabinde koca bi osuruk sesi ?! Fakat onun minik utancına karışan
kahkahalarımız çabucak dondu, gerilen ortamda.
Yeniler bir yana, başka bölgelerden denizi kirletiyor diye
taşınması istenen otuza yakın şirket bizim koylara gözünü dikmiş meğer
ruhsat için. O koyu temizleme maliyeti yüz elli yıllık rakı paralarına
denk geliyor neredeyse bizim Karaburunlular’ın. Öldürdükleri
canlıların hesabı da öte tarafta, o hariç…
ikinci toplantı daha da alemdi. bu defa firma Dardanel Orkinos Çiftliği,
kalabalık da değiliz,birkaç köylü,yanık suratlı üç beş balıkçı şakalaşıyoruz.
Karaburun feneri ile IIdır’ı arasındaki Gerence Körfezinde yıllardır denizi
kirleten devasa çiftlik 600m daha kıyıdan uzaklaşma karşılığında
kapasitesini 5 kat artırma başvuru yasası gereği halkı bilgilendirme
toplantısı düzenlemiş.En az 3 gün öncesinden duyuru da yapılmadığı
için,halkın çoğu ve basın habersiz,
öte yandan Dardanel örgütü neredeyse bizden kalabalık.
Devletin memurları da hazır.
Genç,yaşı 30 var yok anlayamıyorum,tek gördüğümüz
pırıl pırıl takım elbise ve ayakkabı.
Bilgisayarını masanın üstüne koydu,yanına barkovizyon makinasını karşı
duvara hizaladı.Dardanel logosu, arkasından firma kısa tarihi,
doğadan yakaladıkları orkinosları(sürekli ürün diyor) havuzlarda nasıl
yağlandırıp kesime hazır
hale getirdiklerini(bilimsel yöntemlerle hızlı biçimde),verdikleri
yemleri,ilaçları akıtılan kanları,günde sıçtıkları 18
ton boku -ismi ürün dışkısı- ! ! ! . . .Yazılar duvardan akıyor,hızlı
hızlı okuyor takım elbise ve pabuç;
sinek arayan kurbağa gibi bir duvarda bir takım elbise ve
pabuçta gözümüz.
” Sorusu olan var mı? ”diye dönüyor.
Yerimizde kımıldanıyoruz.
” Çay içermisin müdür bey? ” Topal Hüseyin kahveci soruyor.
Belli ki beklediği gibi değil bu soru.” Yemekten önce asla ” deyip;
kendimi tanıtmayı sona bıraktım.Firmamızın halkla ilişkiler
ve tanıtım departmanının sepertörü veya zıpırtörü gibi
duymadığımız bir ünvan söylüyor. Dönüp bizim topala ” Henüz müdür
değilim. ”diyor takım elbise ve pabuç.
BİR SÜRE AMAÇSIZCA BAKINIYORUZ …
Kaldırıyorum elimi :
” İki sorum var belki ikinciyi sormam.” diyorum.
” Buyurun ” demesiyle ” Nasıl çiftleşiyor bu koca balıklar? ”diye soruyorum.
Eli kravatına gidiyor, o an farkediyorum elbisesinin üstünde kafasını,
ekibine doğru dönüyor.İçlerinden biri ” Kafeslerde çiftleşme olmaz ” demesiyle
bizim serçe kaptan kulağıma eğilip ” Utanıyorlardır. Yok ki bir taş arkası. ”
diye fısıldıyor. Uzatacakta susturuyoruz.
Önümde Kargı Recep var yılların balıkçısı elini kaldırıyor
” Bizim orkinosları sizin ürünleri! yani,yakalayıp kafeste bol yemle besleyip
belli kiloyu bulunca kesiyorsunuz.Peki az yem yiyenler kilo almazsa daha mı
çok yaşarlar? ” diye soruyor.
” Tabi diyor takım elbise pabuç ” Kilo standardını bulmaları lazım. ”
Kargı ” Az yiyen çok yaşar.” deyipgözlerini kırpıştırıyor bize dönüp.
” Orkinos eti yediniz mi ?” diye soruyor bizim Kayıkçı Hasan, takım
elbise pabuca.
Bir an durup,suşi olarak tattığını söylüyor.
Zıvanadan çıkmak üzereyiz.
Kalkıyoruz çok iyi bilgilendiğimiz homurtu ve küfürlerimizden anlaşılıyor.
Elbise pabuç önde ekibi arkada dardanelciler araçlarına
biniyor. Şöförün yanına oturdu takım elbise ve pabuç.
Bir an bana bakıyor sanıp göz kırpıyorum. ”Güzel elbise. ” diyorum.
Pıt diye kafa görünüveriyor elbisenin üzerinden ,gülüyor,tamamen
görüyorum yüzünü,
ben de gülüyorum…
