Tanrıların önünde eğlendiği adaya dair bir yazı

Çocuklugumdan beridir,hep ama hep yazmak istemişimdir ve tabii ki bunlar,hayalimde yazdıgım binlerce hikayeler olarak bir yerlerde depolanmış ve sadece bana ait kalmışlardır.

Hayatın bana verdiği yaşamımın en özel hediyesinde de ayrıca yine bana özel rengarenk hikayelerim vardır ama dedim ya belki de binlerce insanda aynı benim gibi kendi hikayeleriyle yaşayıp giderler.

Komik olanlar, sıkanlar ,zangır zangır titretenler ,mahçup edenler,ağlatanlar,aşklar, terkler,ve minnetle anılanlar…

Bunları yazmamak veya  yazmaktan korkmak, çekinmek  bunlarla yaşıyorsunuz. Ta ki  bir kişi çıkıp o yaşadığınız şu anki  hayatın hediyesi olarak gördügünüz yer için lütfen bize yazın ama hadi yakında internet gazetemiz çıkıyor sizlerden bir haber anlatım bir yazı istiyoruz, diyesiye kadar hep korkmuşsunuz ve tabii ki hala korkuyorsunuz. Kolay mı cok sevdiginiz ,adeta sevginizden bile bozmasın diye üstüne titrediğiniz ,bu muhteşem gezegenin üzerinde minicik muhteşem bir adada yaşıyorsanız ve tabiki keşfedilmesinden de hem memnuniyet duyup hemde onu kem gözlerden saklamak istiyerek,

30 sene evveline dayanır benim adamı, keşfetmem, o zamanlar sadece bir taka vardı. İnsanları ,hayvanları ve arabaları (en fazla 2) adaya ulaştıran. Yolları topraktı,sadece ilçede elektirik vardı ve o da gece 12 de kapatılırdı. Benden evvel burayı keşfeden ,adayı ve sadeligini hiç bozmadan yaşamaya başlamış tabiata bağlara uyum içinde evlerini kurmuş 20 veya 30 aile vardı ve hepsi de ada aşıklarıydılar ve hala öyleler. 

Beni büyüleyen,ufak bir kasaba düşünün eski hikayelerde anlatılanlar gibi daracık sokakları eski iki katlı ahşap veya kagir evlerle dolu olsun ve de iki ayrı medeniyet burada yaşasın. Rumlar ve Türkler. Hem de yüzlerce sene ve birbirleriyle (evlenme)dışında gayet uyumlu. Herkesin dini ibadeti özel ve rahat, beraber düğünler kutlansın, bayramlar tebrik edilsin, herkes birbirini nazikce tolere etsin. Bu insanların kasabasına bir şekilde kısmet dedigim bir güzel raslantıyla gelmişim. Ben eski Bakırköy cocuğu olduğum için bir zamanlar oradada bunun daha büyüğünü yaşamıştım. Rum ve Ermeni komşularımızla yanyana ve karşılıklı yaşamıştık.

Ama orası büyük şehir olduğu için bu güzel beraberlikler malesef cok uzun süreyle korunamamıştı. Ben cocukken babam beni yaşlı Rum komşularımızla kiliseye gönderirdi, Madam Efemiya bana dayanıp giderdik. Ben içerideki renklerle ve altın yaldızlı süslere dalar giderdim ve tabii ki çıkış kapısındaki bol pudra şekerli aşüreyi de beklerdim. Çocukluğumun ezan ve çan sesleri beni her zaman etkilemiştir. İşte beni oralara kadar alıp götürende bu oldu zaten bu ufak ikiye ayrılmış kasabada müze evleriyle bezenmiş gibi görüp bir de ezanı ve çanı duyunca ben bütün auramı ve benliğimi saran bir mutluluk duygu seline kapıldım. Bununla da bitmiyor. Hikayemi okuyan bütün güzel insanlar hayır bunun bir de inanılmaz sahilleri, kumsalları kumsalarında misler gibi kokan beyaz kum zambaklarını hayal etmek zorundasınız ve ve daha nice güzel Ege koyları cam gibi bir deniz berrak mı berrak. Kekik kokulu dağ lalelerinin bezediği tepeler onların üzerinde sürüler, tek bir araba gecmiyor sadece sürünün çıngırak sesleri ve size bütün bu güzel kokuları getiren bir rüzgar. Bununla da bitmiyor en sevdigi bitkisi bağları benim adamın onları bir elbise, kıvrım kıvrım giyilmiş bir etek gibi almış üzerine denize kadar götürüp bırakıyor.

Buranın çalışkan ve güzel insanları en güzel şarapları üretmişler yıllar boyu ve en güzel balıkları yemişler.

Şimdi durum böyle olunca sen gel de yaz bu adanın ismini bu hikayeye.

Nasıl elim varacak bilmiyorum. Çünkü ben ilk gördüğüm günün ilk saatinde aşık oldum ve hemen adalı oldum

Oldum da ,nasıl titrerim üzerine anlatamam. Benim 30 sene evvel kokladığım beyaz kum zambakları yok artık bütün Ayazma sahilleri onlarla dolardı  ama bitti. Bu güzel adanın bitkilerini ancak yeni yeni yoldurmamaya  çalışıyoruz. Benim, bizim ne demek istedigimizi anlayan kaymakamlarımıza gelince bir oh çekip derdimizi anlatmaya çalışıyoruz.

Acaba bir rüya kadar uzak mı? Adamın bütün bitkilerinin incelenmesi koruma altına alınması? Latince ve türkce adlarıyla hem okullarda ada cocuklarına tanıtılıp hem de halkımıza tanıtılması. Belki de bir çok tür dünyada başka yerlerde çoktan ölmüştür de sadece bizde vardır .

Aynı titizlikli çalışma ada hayvanları içinde yapılabilir.

Güzel yollarda bunların resimleriyle tanıtımını yapan levhalar konulabilir.

Sadece deniz turizmi mi var yani.

İşte böyle arkadaşlar ben şeytanın bacağını kırdım ve yazdım. Sadece içimden geldigi gibi ama adamın ismin yazmak elimden gelmiyor beni bağışlayın onu da siz yani hakikaten bulmak istiyenler bulsun hakikaten sevenler gelsin beğenecek olursanız size burada nasıl yaşadığımızı da anlatabilirim.

Bu güzel adadan buram buram sevgiler ve selamlar yolluyorum. Bırakın hayat yolunu kendiniz seçin. Kimsenin size gösterdiği yoldan gitmek zorunda değilsiniz.

Yolculuğunuz güzel geçsin.

Leave a Reply